AHALİ GAZETESİ ŞUBAT SAYISI ÇIKTI…

Tüm İktidarların elinde Kan Hep Vardı...

“Bizim millet de zaten böyledir” diyor general aşinası olduğu kameraların karşısında. Öyledir elbet. Biti yeni kanlanmış veletler, kandan bayrak yapıyor artık. Generaller övünerek çıkıp, kanı, evet bayraktan çok kanı, övünerek teşhir ediyor. Tepeden tırnağa cinnete kesmiş bir toplum. Araya az mesafe koyup resmin tamamını görünce insanın midesi kasılıyor. Böyle bir ortamda değil iktidarla didişmek yaşamak bile angarya gibi. Bize bu düşmüyor işte. Bize kana karşı, yaşamı savunmak düşüyor...
.
Ahali Gazetesi geçen ay birinci sayısıyla artık yeryüzünün bir parçası oldu. Bu gazete, kanla ya da kanı çağrıştıran ağızda irin tadı bırakan kelimelerle değil tastamam yaşam ağrısıyla yazıldı. Bir gün diğer gereksiz detaylar yaşam dediğimiz resimden silinince biz de o gün, artık bu gazete mi olur ya da başka bir şey mi bilinmez, yok etmesini biliriz. Çünkü o gün, bugünden başladığımız devrim sonsuz dünyaya, bütün doğaya, henüz adını bilmediğimiz müthiş bir evreni bütünleyen ve şimdiden heyecan veren şeylere ayna tutmuş olacak. Artık eksiksiz, bu günden ayaklarımızın bastığı yerden başladığımız için, çok da bir şey yitirmeden, gerçekten yaşamaya başlarız. Aynanın gerisinde bir yerlerde bu gazete de mutlaka olur. Bundan sonrasında olmasa bile.

Şu anda şayet siz okuyorsanız gazetenin ikinci sayısı çıkmış, gazeteyi yapan bizler bir şekilde sizden gelecek yanıtı, yüzümüzden hiç eksik etmediğimiz umutlu tebessümle (kimine göre kikirdeyerek) bekliyoruz demektir. Bizi, bu kandan ve bayrak yapanlardan ayıran şeydir o tebessüm ve icabında öfkelidir. Sizin yüzünüzdekine çok benzer ve bazen aynıdır.

Böyle çıkan iş bu gazetenin ilk sayısı Anadolu’nun dört bir köşesine aynı gün gidiverdi: İstanbul, İzmir, Antalya, Antakya, Diyarbakır, Van, Bitlis, Mersin, Sivas, Giresun, Malatya, Kocaeli, Bursa, Tokat, Adana... Gazetenin bu köşesinden, gazeteyi sahiplenen yoldaşları, Bilhassa Vandan bize el verenleri, gözlerimiz gözlerine bakana değin kelimelerimizle kucaklıyoruz.

Mersindeki genç yoldaşlarımız da özel bir ilgiyi hak ediyorlar. Kolluk kuvvetleri, onları okullularında gazete dağıtmakla suçlayarak (!), erken bir zamanda aileleri ve eğitimcileriyle yüzgöz ettiler. Şu anda, tırnaklayarak bir hedefe yönelmiş durumdalar. Kolaylıklar diliyor selamlıyoruz.

Eksiklerimiz var. Bu eksikleri birlikte tamir etmeyi umuyoruz. Birlikte öğreneceğiz ne kadar ileri gideceğimizi. Bu biraz da size bağlı, Ahali.

Geçen sayıya göre bu sayıda küçük bir farklılık var. Biraz daha ağırlaştı. Her anlamda... Sayfa sayısı arttı. Tabii ki gereklilikten.

Bu satırların hemen sağında bir mektup bulacaksınız. Bu sizinde buraya mektup yazabileceğiniz anlamına geliyor. E-Posta Adresi ve Ahali’nin ikamet Adresi künyede.

Bekliyoruz. Beklemek bitene dek!

İÇİNDEKİLER

Haberlerin ve makalelerin yani sıra

* Günbatımından Şafağa

“...Şafak görünmüyor. Çünkü iktidar hepimizin aklına mıh gibi kazınmış vampirleri alıp kelle dolu heybesine koyuverdi. Bir kere sorsalar bin yüz çizeriz her birimiz. İyi bildiğimiz anonim pis bir yüz... “

* Teferruatların Arasından, Hrant
“Hrant ne ilkti ne de son olabilirdi. Devletin, “sözde” sahipleri “sözde” görevlerini yine yerinte getirmişlerdi…”

* Radyoaktif Ölüme Değil, Aktif Eyleme
“…Endüstriyel sistemin varoluşu gereği bitmeyecek “ihtiyaçları” iktidarların insan ve doğa üzerinde üzerindeki tahakkümünü, belirleyiciliğini etkin şekilde devam ettirmektedir…”

* Yoldaş’a Mektup
“…Anarşistlere devrimciliği yakıştırmayanlara, bir yerlerimizle değil tastamam yüzümüzle, yüzümüzün tüm kaslarıyla ve çizgileriyle gülerek devam edelim. Yoldaş, bir sıfat olarak eskimiş, aslında eskitilmiş ve tedavülden kalkmış olabilir. Ama yol aynı yol. Mesele de yol değil zaten. Neyi istediğimizi iyi biliyoruz. Mesele, bu yolu nasıl yürüdüğümüz…”

* BİR TEHDİT OLARAK 301 ve 318
“…Ordu radikalizminin kimi sol çevrelerce siyasal proje olarak sunulduğu bu günlerde asker-sivil aydın (zümre) ile ılımlı gözükme çabasında olan kökten dinci akımın arşlıklı duellosunu izliyoruz..”

* İMAJ VE YANILSAMA: REKLAM
“…Subliminal! 1957 yılında market araştırmacısı James Vicary sinema ekranında çok hızlı bir şekilde parıldayan mesajların insanların gıda üzerinde tercihlerini etkilediğini kanıtlamak amacıyla yaptığı bir araştırmada, teskistoskop adı verilen bir cihazla filmlerin arasına ‘coacola iç!’ ‘patlamış mısır ye!’ mesajlarını yerleştirdi…”

*MEDYATİK ZORBALIK VE KİTLESEL HİPNOZ
‘Kapitalizm en büyük günahını, kahramanların kafasını bir bir ezip başkaldırıyı imkânsız hale getirmekle işlememiştir; asıl büyük günahını güçlü ve haksız olanın yanında yer almanın sorgulanması gereken en önemli ahlak sorunu olduğunu insanlara unutturmakla işlemiştir.’

* BİR MÜLTECİNİN LANETİ
“…İlk sayımızda, kapitalizmin vebali olarak, sınırların arasında sıkışan ve bu halleriyle iktidarları tehdit eden mültecileri, onların lanetini, genişçe ele almıştık. Bu sayımızda ise, onlardan biriyle konuştuk. İsmini vermek istemediğimiz için X diyoruz ona ama belki de isminin yerine X kullanırken farkında olmadan bir tercih yapıyoruz. Hikâyeleri birbirinden farklı olsa da kimi yerlerde kesişen, dünya üzerindeki milyonlarca meçhul mülteciden biri o. ..”

* Profesyonel Savaş Ve Global Vicdan

* ANARŞİZM MÜMKÜN MÜDÜR ?

*AKTİVİST GÖZLE TOPLUMU TASAVVUR EDİLMESİ ÜSTTÜNE


*KENT VE ANARŞİZM
“Anarşistlerin “Çember A”’sı ya da Anarşistin Gösterisi Üzerine:..”

* DEVRİM VE BİRLEŞİK BİR BİLGİ DİSİPLİNİ

* KÜLTÜR ÜZERİNE

* ZEUS İLE PROMETEHUS

* ROJNAMEYA TIRSE

* SİNEMADA VAROLUŞÇU İFADE: İNGMAR BERGMAN

* SENERALİSTLERİN BU KEZ SENARYOSU NE?

* EYLEMİN GÖRÜNTÜSÜNDEN GÖRÜNTÜNÜN EYLEMİNE (KARAHABER RÖPORTAJ)



İLETİŞİM İÇİN;
Mithatpaşa caddesi 30A/29 Yenişehir/Ankara
Tel: (0312) 434 47 54
ahaligazetesi@gmail.com

Yorumlar

Eser dedi ki…
tebrikler umarım uzun ömürlü bir gazete olur "ahali", bizde gerekli desteği vermek adına, gazeteyi nereden satın alabiliriz istanbul da? gazete bayilerinde mi olacak? yoksa belli başlı kitap evi veya derneklerde mi?

Bu blogdaki popüler yayınlar

STOP SOPA

Kaczynski'nin mirası... *

Rus İşgalinde Ukrayna Direnişine Katılan Anarşistlere İlişkin Anarşist Bir Analiz